25 Haziran 2012 Pazartesi

Telsiz rüya:)

Gecenin tam üçündeydim, dertlerin en gücündeydim;  rab dedi ki;  "uyan! uyandım:(

Yine bir telsiz rüya klasiği.Ses yok sadece bi sahne. Filmden bi kare gibi düşününün. Yola çıkmışız araçlarla. Yol çalışması var. Yolun açılmasını bekliyoruz. Kayalıkların üzerinde bi iş makinesi var, taşlar yola düşüyor.Araçların üzerine düşecek diye endişeleniyorum.Sahne bu kadar.Film kopuyor sonra.
Gerçekleşme oranı %100
Ertesi sabah, trekinge gidiyoruz bi grup arkadaşla.Yol bi yerde tıkanıyor.Aynı sahneyi yaşıyorum.Aynı endişeyi hissediyorum.:)
Bir şeyi daha test ettim.Rüyalarınızı anlatmazsanız gerçekleşmez derdi ormanda büyük ağaç. cık...yok öle  bi şey.Asla anlatmadım ama bi anlam ifade etmiyor.Aynısını yaşıyorsunuz.
Artık rüyalarımda bağırıp ağlamıyorum.her şey sıradanlaştı. Düşenleri ya da ölenleri kurtarmaya çalışmıyorum.Film izler gibi izliyorum olan biteni.Rüya bunlar sakın korkma diye kendimi telkin ediyorum, işe yarıyor artık.en azından ter içinde uyanmıyorum.

26 Şubat 2012 Pazar

sembollü rüya-sembol-gemi

Yine çok umrumda olmayan bi şahsiyet rüyama daldı. Rüyama girenleri ben seçmiyorum her zamanki gibi. sevdiklerim filan değiller yani.Neyse,  ilgili kişi, ablamın bir arkadaşı. Deniz de hayır belkide ırmak ya da dere gibi bi yerde. Gemisi batıyor.yani bindiği gemi.kocaman bi şey. Tam batarken suya atlıyor. kurtuluyor.ama çırılçıplak kalıyor. çırılçıplak koşuyor ormanda.onu o kadar net görüyorum ki, selülitleri var yani. o kadar.İki tane arkadaşı daha peşinden geliyor.onlar çok net değil ama.
GERÇEKLEŞME ORANI%90
Ablama söylüyorum. İşinde problemleri varmış. emekli olmaya zorluyorlarmış onu. odasını filan boşalttırmışlar. bana neyse. çok umrumdaymış gibi. yine de anlatma ihtiyacı hissediyorum.Sabaha kadar dönüp durdum yatakta.öle işte:(

8 Şubat 2012 Çarşamba

telsiz rüya

Niye telsiz rüya diyorum bu rüyalara öncelikle onu açıklamak isterim:) Aslında çok basit. Uyurken radarıma takılıyorlar.Yani telsizi açık unutmuşsunuz da ben sizin konuşmalarınızı duyuyorum gibi. Yani rüyada sembol filan yok.Sıradan konuşmalar telsizime takılıyor:)
Yukarıdayım yine. Yani onlara tepeden bi yerden bakıyorum.Kızkardeşimin minik bebeği yataktan düşüyor.Aslında düşmüyor.Onu sanki biri yataktan atıyor. Sahne sadece bu kadar.
GERÇEKLEŞME ORANI%100
Sabah kardeşime tlf. ettim.Bebek nasıl dedim.Gece diyor uyutmaya çalışırken battaniyesinde sallıyorduk.Ve battanite elimizden çıktı.Bebek yere düştü.Çok korrtuk.Çok ağladı:)
Biliyorum diyorum. Gülümsüyorum:))
Bu rüyada konuşmalar yoktu ama sadece görüntü vardı.sesiz bi rüyaydı.bebeği ağlarken duymuyordum misal:)

31 Ocak 2012 Salı

TELSİZ RÜYA

Yukarıdayım yine.Havada asılıp duruyorum. Bi arkadaşın evindeyim.Kocasıyla konuşuyor. Bi arkadaşını sorunu var.Kocasına söylüyor.Çözümüne yardım etmesini istiyor. Bi taraftan da söyleniyor.Böyle sorunlu arkadaşları olmasından rahatsız olduğunu söylüyor. Dinliyorum onları.
Gerçekleşme oranı:%100
Ertesi gün işteyim.Nasılsın diyorum arkadaşa.Ben iyiyim de diyor.Bi arkadaşımın bi sorunu var onu halletmem lazım.acil bi avukata ihtiyacımız var.Akşam eşime de söyledim diyor:)) Sizi dinliyordum demedim tabİ::) ha ha...yuh!

SEMBOLLÜ RÜYA-SEMBOL:KAPLAN

Yukarıdan izliyorum sahneyi.  İşyerinden bi arkadaşımı görüyorum. Çok umrumdaymış gibi. Yani sevdiğim biri filan deil. Günaydınlaşıyoruz o kadar. Bi kaplan var odasında. Yalnızlar. Kaplan ve o. Parçalıyor onu. Sonra bi ses. öldü diyor.Etraf karanlık bide.havada asılı durup izliyorum onları.
GERÇEKLEŞME YÜZDESİ:%90
Ertesi gün onun bi arkadaşın anlatıyorum rüyayı hobit diyorum ona:)çok kısa boylu:):)hobiti rüyamda gördüm diyorum.bİ kaplan parçalıyor onu.O sırada eşi giriyor odaya. ha ha...konuşmayı kesiyoruz. Türbanlı eşi. aman diyorum arkadaşa, sakın anlatma şimdi kocamı rüyanda mı gördünnn?? ha ha ..muhabbetini çekmem şimdi.
Neyse ertesi gün. Adamı topuğundan vurmuşlar. mafyadan para almış hobit.geri de ödeyememiş. vurmuşlar onu işte. ölmemiş ama:)neyseki:)

SEMBOLSÜZ RÜYA

Yukarıdan izliyorum sahneyi.Şimdi aşağıda yerde ayaklarımı uzatmışım.Ayaklarımın üzerinde balina kadar iri bi adam var. Esmer.Hasta gibi bişey.Saçları uzun yüzünü görmüyorum.belki bi ara görüyor gibiyim.Bana psikolojik sorunları olduğunu söylüyor.Terliyor gibi.ya da çok sıkıntıda. Bacaklarımın üzerinde ama ağırlığını hissetmiyorum. Arkadaşımın adını söylüyor. Nuraya ablama söyle diyor.Benim sorunlarım var.Ağlamıyor ama sanki nefes alamıyor.onu tanımıyorum.Ben seni tanımıyorum diyorum.kimsin sen? uyanıyorum
GERÇEKLEŞME YÜZDESİ-%100
Ertesi gün arkadaşımı arıyorum. Sana abla diyen biri diyorum.Kardeşim filan mı diyor. Tarif ediyorum.cıkk...kim olabilir? Gülüyorum kendime kafayı yediğimden konuşuyoruz sonra:)
Birden aniden hatırlıyorum yüzünü.Buldum diyorum.Senin akraban. işte o adam.sana abla diyor. Tamam diyor arkadaşım tlf.ediyor:)Arıyor.  Yok abla bişeyim yok.gayet iyiyim demiş:)yine gülüşüyoruz.
Artık sinirleniyorum.Çünkü uykumun içine s.çıyor resmen.
Bi gün sonra arkadaşım uğruyor ona, abla telefonda söyleyemedim ama evimin etrafına biri sıvı gibi bi şey döküyor diyor.Kameramı taktıralım kapılara. Korkuyorum:))kafayı yiyeceğim.
Konuşurken terliyor diyor arkadaşım çok korkmuş görünüyor:))
İşte bu! diyorum! sana söylemiştim. bana söyledi çünkü:)))) radarıma takıldı o gece::))çok umrumdaymış gibi.

RÜYA GERÇEĞİ




Yıllar var ki biz seninle bakışarak konuşuruzzzzzzzzzz... sevdalanmış kalbimizle rüyalarda buluşuruzzzzzzzzzz bu şarkıyla kavuşuruzzzz...allam ya ne hoş sölerdi zekimüren ablam:)
ben kuşlardan da küçükken zekiablamın tuhaf tavuşkuşuna benzeyen hallerini çok komik bulurr; şarkı söylerkenn rrrrrrrrrleri bastırmasına da bi anlam veremezdim:)
ama o tarifi, mümkün olmayan ılık sesi damarlarımıza akınca, susar sakinleşir... o tavuş kuşunun bi bülbül olduğuna kanaat getirirdik:)

orman bazen sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, onun billur sesiyle aydınlanırdı.....
Ama efendim mevzu o deil:) Bakın mevzu ne?
anabellinin de bu rüyalarda buluşmakla ilgili sıkıntısı vardı:)
Çünkü rüyalar, gece boyu devam edip, uykusunun içine s..çınca, sabah davul gibi zonklayan bi kafayla ve hiç uyumamış torba gözlerle uyanıyordu:)
Reelde kendine kilometrelerce uzaktaki insancıklar, sevdicikleri, cık...bazen hiç umrunda bile olmayan ormandaki herhangi şirinden biri, uykusunun en afilli yerine gelip oturuyordu:)
Artık rüyalarını sınıflandımaya başlamıştı. hımm... misal bazen semboller taşıyan rüyalar görüyordu.misal bi aslan şirinin birini parçalarken gördüyse:) vay! o şirinin haline...cıkk...cıkk..hiç hoş deil.)

ikinci grup rüyaları ise, sembol filan yoktu. misal yıllar önce üniversitedeki arkadaşı gecenin bi vakti, rüyasının içine oturup , hayatındaki tüm olumsuzlukları ona anlatıyordu.kız kardeşinin boşandığından eşinin işi nedeniyel uzak bi şehre gideceğinden bahsediyordu. bi defa da mutlu bişey anlatsalar..dişimi kıracamm..hep dramm...gam..tasa..keder vs.cık..cıkk..hiç hoş deil.)

Haliyle, ertesi günü, arkadaşı aramak farz oluyordu tabi:) sen şeyh olmuşsun kızım diyordu, arkadaşı, anabelliye. kızkardeşim boşandı. nerden biliyon:) sana sormalı diyorum:) akşam, sabaha kadar anlatıp, uykumun içine ettin:)
ha ha ..kızım bi de benden şeyh olmaz...şeyhiye olur diyorum valla:)

şimdi gelelim asıl mevzuya!!!! RÜYALARLA İLGİLİ TEORİMİ AÇIKLIYORUM!!efendime söyliyeyim, efendime söylerken siz de dinleyin:)Bu tuhaf durumun bi açıklaması olmalı.
olmalııı! yaşamın bi anlamı olmalı!
senden başka! benden başka!
sana görünmeli! bende olmalı:)
ne hoş türküdür:) haliyle, rüyalarla ilgili biraz araştırmacık yaptım.bilinç altı olayı hikaye, kanımca:)yanlış yoldalar:)

Şöyle ki; efendicim, kanımca her insancığın tıpkı parmak izi gibi hımm...ayrı frekanslarda yaydığı bi dalga boyu var.misal ISBN numarası olarak da adlandırabiliriz:)
tanıdığımız, sevdiğimiz ya da sevmediğimiz çünkü bunun ayrımı bi türlü yapamıyom, insancıkların tıpkı telefon numaraları gibi bu ISBN numaralrı beynimize kaydediliyo:) bu kayıt işlemini, otomatik olarak yapıyo beyin:) yani o zatı muhteremi bi kere dahi olsa görmemiz kafi! ama genellikle, en yakın ve sevdiğimiz kişilerin frekansları bize ulaşıyor:)
Peki neden bu frekanslar ayıkken değilde , uyurken ulaşıyor. hımm..şöyle ki, beyin uyurken, kalkanlarını indiriyor.ve en ufak frekansları bile algılıyabiliyor.misal arkadaşım bana hayatında olan bitenleri anlatırken, bunu elektro manyetik dalgaları kullanarak yapıyor.bu dalgalar tıpkı cep telefonu dalgaları gibi, hımm..uzayda bi uydu olduğunu düşünüyom:))uzaya gidip tekrar dünyaya, beynimizde kayıtlı ISBN numarasına ulaşıyor:)bu dalga boyları tıpkı mors alfabesi gibi, uzun dalga ya da kısa dalga, ya da bi uzun bi kısa dalga şeklinde bi alfabeye dönüşüyor:) hımm...bknz.mors alfabesi:)alfabeye dönüşen olayı, beyin görüntüye dönüştürüyor:)hımm..oldu da bitti maşallah:)