RÜYA GERÇEĞİ
Yıllar var ki biz seninle bakışarak konuşuruzzzzzzzzzz...
sevdalanmış kalbimizle rüyalarda buluşuruzzzzzzzzzz bu şarkıyla
kavuşuruzzzz...allam ya ne hoş sölerdi zekimüren ablam:)
ben kuşlardan da küçükken zekiablamın tuhaf tavuşkuşuna benzeyen
hallerini çok komik bulurr; şarkı söylerkenn rrrrrrrrrleri bastırmasına da bi
anlam veremezdim:)
ama o tarifi, mümkün olmayan ılık sesi damarlarımıza akınca, susar
sakinleşir... o tavuş kuşunun bi bülbül olduğuna kanaat getirirdik:)
orman bazen sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, onun billur sesiyle
aydınlanırdı.....
Ama efendim mevzu o deil:) Bakın mevzu ne?
anabellinin de bu rüyalarda buluşmakla ilgili sıkıntısı vardı:)
Çünkü rüyalar, gece boyu devam edip, uykusunun içine s..çınca,
sabah davul gibi zonklayan bi kafayla ve hiç uyumamış torba gözlerle
uyanıyordu:)
Reelde kendine kilometrelerce uzaktaki insancıklar, sevdicikleri,
cık...bazen hiç umrunda bile olmayan ormandaki herhangi şirinden biri,
uykusunun en afilli yerine gelip oturuyordu:)
Artık rüyalarını sınıflandımaya başlamıştı. hımm... misal bazen
semboller taşıyan rüyalar görüyordu.misal bi aslan şirinin birini parçalarken
gördüyse:) vay! o şirinin haline...cıkk...cıkk..hiç hoş deil.)
ikinci grup rüyaları ise, sembol filan yoktu. misal yıllar önce
üniversitedeki arkadaşı gecenin bi vakti, rüyasının içine oturup , hayatındaki
tüm olumsuzlukları ona anlatıyordu.kız kardeşinin boşandığından eşinin işi
nedeniyel uzak bi şehre gideceğinden bahsediyordu. bi defa da mutlu bişey
anlatsalar..dişimi kıracamm..hep dramm...gam..tasa..keder vs.cık..cıkk..hiç hoş
deil.)
Haliyle, ertesi günü, arkadaşı aramak farz oluyordu tabi:) sen
şeyh olmuşsun kızım diyordu, arkadaşı, anabelliye. kızkardeşim boşandı. nerden
biliyon:) sana sormalı diyorum:) akşam, sabaha kadar anlatıp, uykumun içine
ettin:)
ha ha ..kızım bi de benden şeyh olmaz...şeyhiye olur diyorum
valla:)
şimdi gelelim asıl mevzuya!!!! RÜYALARLA İLGİLİ TEORİMİ
AÇIKLIYORUM!!efendime söyliyeyim, efendime söylerken siz de dinleyin:)Bu tuhaf
durumun bi açıklaması olmalı.
olmalııı! yaşamın bi anlamı olmalı!
senden başka! benden başka!
sana görünmeli! bende olmalı:)
ne hoş türküdür:) haliyle, rüyalarla ilgili biraz araştırmacık
yaptım.bilinç altı olayı hikaye, kanımca:)yanlış yoldalar:)
Şöyle ki; efendicim, kanımca her insancığın tıpkı parmak izi gibi
hımm...ayrı frekanslarda yaydığı bi dalga boyu var.misal ISBN numarası olarak
da adlandırabiliriz:)
tanıdığımız, sevdiğimiz ya da sevmediğimiz çünkü bunun ayrımı bi
türlü yapamıyom, insancıkların tıpkı telefon numaraları gibi bu ISBN numaralrı
beynimize kaydediliyo:) bu kayıt işlemini, otomatik olarak yapıyo beyin:) yani
o zatı muhteremi bi kere dahi olsa görmemiz kafi! ama genellikle, en yakın ve
sevdiğimiz kişilerin frekansları bize ulaşıyor:)
Peki neden bu frekanslar ayıkken değilde , uyurken ulaşıyor.
hımm..şöyle ki, beyin uyurken, kalkanlarını indiriyor.ve en ufak frekansları
bile algılıyabiliyor.misal arkadaşım bana hayatında olan bitenleri anlatırken,
bunu elektro manyetik dalgaları kullanarak yapıyor.bu dalgalar tıpkı cep
telefonu dalgaları gibi, hımm..uzayda bi uydu olduğunu düşünüyom:))uzaya gidip
tekrar dünyaya, beynimizde kayıtlı ISBN numarasına ulaşıyor:)bu dalga boyları
tıpkı mors alfabesi gibi, uzun dalga ya da kısa dalga, ya da bi uzun bi kısa dalga
şeklinde bi alfabeye dönüşüyor:) hımm...bknz.mors alfabesi:)alfabeye dönüşen
olayı, beyin görüntüye dönüştürüyor:)hımm..oldu da bitti maşallah:)